Toplumda en sık rastlanan sağlık şikayetlerinden birisi baş ağrısıdır. Genelpopülasyonun %48.9’unda gözlenen baş ağrısı, her yaştan, ırktan, sosyoekonomikkesitten insanı etkiler. Kadınlarda, erkeklere oranla daha sık rastlanır. Bazıbaş ağrıları insanları bitkin düşürebilir ve yaşam kalitesini olumsuz yöndeetkiler.
Yapılan çalışmalar aile hekimlerine başvuran 10 kişidenbirinin baş ağrısı şikayetinedeniyle geldiğini göstermiştir. Ayrıca nörolojiye yapılan her 3 sevkten biride baş ağrısı nedeniyle gerçekleşmektedir.
Uluslararası Baş Ağrısı Derneği, baş ağrılarını 14 ana grup ve yüzlerce altgrup halinde sınıflandırmıştır. Baş ağrıları altta yatan başka bir sağlıkproblemi nedeniyle oluşmuyor ve doğrudan doğruya baş ağrısı tablosuyla ortayaçıkıyorsa, buna primer baş ağrısı denir. En çok gözlenen tipleri migren,gerilim tipi ve küme baş ağrılarıdır.
Sekonder baş ağrıları ise yüzde 10 oranında görülen, nedeni belli birhastalığa bağlı olarak, beyin damar hastalıkları, sinir sistemi hastalıkları,beyin tümörleri, göz hastalıkları, sinüzit, menenjit gibi hastalıkların seyrisırasında ortaya çıkan baş ağrılarıdır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), neredeyse herkesin hayatının bir bölümünde başağrısı yaşadığını belirtmektedir. Baş ağrısı her ne kadar “başın herhangi birbölümünde meydana gelen ağrı hissi” olarak tanımlanıyor olsa da bu şikayetinciddiyeti kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Bazı belirtilerin eşlik ettiğibaş ağrıları acil müdahale gerektiren ağrılar olduğu için dikkatli olunmasıgerekir. Ense sertliği, deri döküntüsü, kusma, sersemlik, konuşma güçlüğü, 38derece ve üzeri ateş, vücudun bir bölümünün felç olması veya görme kaybı gibibelirtilerin baş ağrısına eşlik etmesi, mevcut durumun acil müdahale edilmesigerekebilen baş ağrısı olarak nitelendirilmesini sağlar.
Primer baş ağrıları hem bir belirti hem de tek başına birer olgu olarakkabul edilirler. Bu baş ağrılarında tetikleyici faktör herhangi bir hastalık yada alerjik durum değildir. Primer baş ağrıları epizodik (ataklar şeklinde) veyakronik (uzun seyirli) olarak meydana gelebilir. Epizodik baş ağrıları ara sırabelirgenleşip sonra kaybolma eğiliminde olan ağrılardır. Epizodik başağrılarının süresi 30 dakika ile birkaç saat arasında değişiklik gösterir.Kronik baş ağrıları devamlı ağrılardır. Genellikle bir ayın çoğu gününde mevcutolan bu ağrılar günlerce sürebilir. Bu tarz baş ağrılarının tedavisinde ağrıkontrol yöntemlerine başvurulması esastır.
Birçok farklı türde baş ağrısı mevcuttur:
- Gerilim Tipi Baş Ağrısı
En sık karşılaşılan baş ağrısı türü gerilim tipi baş ağrısıdır ve bu durumgenellikle 20 yaş üzerindeki kadınları etkiler. Hastalar gerilim tipi başağrısınının başın etrafında sıkı bir şekilde bant varmış gibi hissettirdiğiniifade eder. Gerilim tipi baş ağrıları boyun ve kafatasında yer alan kaslarıngerilmesi sonucu meydana gelebilir. Vücudun yanlış pozisyonda uzun süretutulması ya da stres gibi durumlar gerilim tipi baş ağrısı için kolaylaştırıcıfaktörler arasında değerlendirilir.
- Küme Tipi Baş Ağrısı
Küme tipi baş ağrısı, zonklayıcı türde olmayan ancak yüzün bir tarafındaveya göz arkasında belirgin yanıcı tarzda ağrı ile karakterizedir. Bu tip başağrıları ortaya çıktıktan sonra gözlerde sulanma ve burun akıntısı gibibelirtiler baş ağrısına eşlik eder. Uzun bir süre boyunca devam etme eğilimindeolan küme tipi baş ağrısında bu süreç bazen 6 hafta sürer. Küme tipi başağrıları haftanın her günü ve bazen günde bir kezden fazla sayıda ortayaçıkabilir. Ortaya çıkmasının altında yatan neden tam olarak anlaşılamamış olsada, bu nadir tipteki baş ağrılarından en çok 20 ile 40 yaş arasındaki erkekleretkilenir.
Küme tipi baş ağrıları ataklar şeklinde meydana gelir. Bu atakların süresiise kişiden kişiye değişmekle birlikte 15 dakika ile 3 saat arasındadır. Çoğuhastada ortalama olarak günde 1-4 arası sayıda atak meydana gelir. Bu ataklargenellikle günün aynı saatinde oluşma eğilimindedir. Bir atağın bitimininardından diğeri oluşarak kümelenme gösterirler.
- Migren
Ciddi seyirli bir baş ağrısı türü olan migren, genellikle yüzün sadece biryarısında ortaya çıkan zonklayıcı tarzda baş ağrısıdır. Migren kendi içerisindebirçok alt türe ayrılır. Kronik migren baş ağrısı bu alt türlerden biridir vebir aylık sürenin en az 15 gününde ortaya çıkar. Bir diğer migren türü olanhemiplejik migrende ise inme benzeri şikayetler meydana gelir. Bu tip birmigren hastasında baş ağrısı olmadan bulantı, görme sorunları ve sersemlik gibibelirtiler oluşur.
Bazı migren hastalarında baş ağrısına çeşitli görsel belirtiler de eşlikedebilir. Bu durum bu hasta grubunda yaklaşık olarak her 5 kişiden 1’inietkiler ve bu belirtiler baş ağrısı oluşmadan önce meydana gelme eğilimindedir.Aura dönemi olarak adlandırılan bu süreçte kişiler, yanıp sönen ışıklar,parıltılar, çapraz çizgiler, yıldız ya da kör nokta gibi görsel problemleryaşadıklarını tarif etmektedir. Aura döneminde, yüzün ya da vücudun birbölümünde meydana gelen karıncalanma ya da konuşma güçlüğü gibi belirtiler desemptomlar arasında yer alabilir. Ancak bu migren belirtileri ile inmebelirtilerinin benzerlik göstermesi nedeniyle bu tarz şikayeti bulunankişilerin en kısa sürede sağlık kuruluşlarına başvurması önerilir.
Migren baş ağrısı ailesel geçiş gösteriyor olabilir bu nedenle çeşitlisinir sistemi durumları ile ilişkili olabileceği düşünülür. Kadınlar erkekleregöre migrene yaklaşık olarak 3 kat daha yatkındır.
- Gök Gürültüsü Baş Ağrısı
Gök gürültüsü baş ağrısı, aniden ortaya çıkan, beklenmedik ve ciddi seyirlibir baş ağrısı tipidir. Hiçbir uyarıcı bulgu olmadan sinsice başlar ve yaklaşık5 dakika boyunca devam eder. Bu baş ağrısı özellikle beyindeki kan damarlarınıilgilendiren ve en kısa sürede müdahale edilmesi gereken problemlere bağlıolarak oluşur.
- Yüksek Tansiyon Baş Ağrısı
Yüksek tansiyon (kan basıncının yükselmesi), bazı kişilerde baş ağrısışikayetinin oluşumuna neden olabilir. Tansiyona bağlı oluşan baş ağrısı tıbbidesteğe işaret eden alarm bulgulardan biri kabul edilir. Hipertansiyon başağrısı başın her iki tarafını da etkiler ve karakteristik olarak fizikselaktivite sırasında kötüleşme eğilimindedir. Pulsatil (atım şeklinde) olarakoluşan ağrıya görme kaybı, uyuşukluk, burun kanaması, göğüs ağrısı ve nefesdarlığı gibi önemli belirtiler eşlik edebilir.
Baş ağrısı sebepleri nelerdir?
Baş ağrısının nedenleri nelerdir sorusuna verilecek cevap baş ağrısınıntipine göre değişmektedir. Örneğin; primer tipi baş ağrılarında, genetik olarakyatkın kişilerde, çevresel faktörler beyinde bir aktivasyon yaratırlar. Buaktivasyon, beyin damarlarında genişleme yapar ve kimyasal maddeler açığaçıkar. Bunlar sinirleri uyararak ağrıya neden olur.
Sekonder tip baş ağrılarının altında ise çok farklı neden olabilir. Örneğinenfeksiyonlar (sinüs, kulak, beyin zarı iltihapları), kan damarlarındakihasarlar (anevrizma, malformasyonlar, damar tıkanıklıkları), tümörler, hipertansiyonnedenlerden sadece birkaç tanesidir. Bu sebeple sekonder tip baş ağrılarınınsebebinin belirlenmesi hayati önem taşır. Ayrıca kadınlarda adet sırasında başağrısı da görülebilir. Bunun haricinde stres de önemli bir tetikleyicifaktördür.
Sekonder tip baş ağrısı nedenleri şu şekilde özetlenebilir:
- Beyin tümörü veya beyin anevrizmaları şiddetli baş ağrısı ortaya çıkmasınaneden olabilir. Bu tarz problemlerde görülen baş ağrısı kafa içi hacmin sınırlıolmasına ve yer kaplayan bir lezyonun kafa içi basıncında artışa nedenolmasından kaynaklanır.
- Omurganın boyun bölgesindeki kısmı servikal omurga olarak isimlendirilir.Servikojenik baş ağrıları bu bölgedeki omurların dejenerasyona uğramayabaşlaması ve omurilik kanalına bası yapmasından kaynaklanır. Bu rahatsızlığasahip kişilerde baş ağrısına ek olarak yoğun bir boyun ağrısı da ortaya çıkar.
- Bazı ilaçların yanlış kullanımı da baş ağrısı sebebi olabilir. Özellikleağrı kontrolünde kullanılan ilaçların fazla kullanımı ya da ani olarakkesilmesi baş ağrısı ile sonuçlanabilir.
- Meninksler beyin ve omuriliği saran zar şeklindeki koruyucu yapılardır. Buzarların iltihaplanması menenjit olarak isimlendirilir. Menenjit gelişimisonrasında kişilerde baş ağrısı ortaya çıkabilir.
- Bazı kişilerde travma sonrasında baş ağrısı ortaya çıkabilir. Başbölgesinde meydana gelen düşme, trafik kazası ya da kayak yaralanmaları gibitravmalar sonrasında post travmatik olarak tanımlanan baş ağrısı meydana gelir.
- Solunum havası sinüs adı verilen boşlukları dolaşarak nemlenir ve ısıtılır.Bu yapılarda iltihaplanma meydana gelmesi yüz bölgesindeki bu boşluklardabasınç hissinin oluşmasına ve baş ağrısı gelişimine neden olabilir.
- Spinal baş ağrıları, beyin omurilik sıvısının azalmasına bağlı olarakmeydana gelir. Bu duruma en sık olarak epidural ya da spinal anestezi işlemlerisonrasında rastlanılır.
Bu sebepler dışında yapılan bazı çalışmaların sonucunda kadınların yaklaşıkolarak %39’unda doğumu takiben ilk bir hafta içerisinde baş ağrısı ortayaçıktığını tespit etmiştir. Postpartum baş ağrısı olarak tanımlanan bu durumöstrojen seviyesindeki değişiklik nedeniyle ortaya çıkıyor olabilir. Doğumsonrası östrojen seviyesinin düşmesi aynı zamanda depresyon gelişimi ile desonuçlanabilir. Östrojen seviyesine ek olarak stres, uyku hijyeninin bozulması,halsizlik ve dehidratasyon gibi durumlar da postpartum baş ağrısı gelişiminderol oynayan faktörler arasında yer alır.
Sürekli baş ağrıları neden olur?
Sürekli ağrılarda sekonder bir neden olup olmadığı araştırılmalıdır. Dahaönce periyodik gelen ağrıları olan hastalarda bu ağrılar süreklilik kazanmışise hastanın çok sayıda ağrı kesici ilaç kullanmış olabileceği ya da alttapsikolojik nedenlerin yatıyor olduğu olasılığı akla gelebilir. Ancak beyinkanaması sonrası oluşan hematom (kan toplanması), beyin toplar damarlarındapıhtı, menenjit ve temporal arterit gibi rahatsızlıkların da geçmeyen başağrısı nedeni olabileceği unutulmamalıdır.
Baş ağrısı nasıl geçer?
Baş ağrısında eğer altta yatan bir sağlık sorunu varsa (sinüs enfeksiyonuvs. gibi) konunun uzmanı hekimden ilgili tedavi alınır. Bunun haricinde primerbaş ağrılarında, özellikle de migrende, nöroloji uzmanı tıbbi özgeçmişinizialarak ve muayene ederek ilgili tedaviyi başlatır.
Baş ağrısı tedavisinde denenecek birçok ilaç bulunur. Migren tedavisindekihedef, tetikleyici faktörleri azaltmak, sinir sistemindeki hassasiyeti ve ağrısırasında ortaya çıkan damar ve damar çevresindeki olayları baskılamaktır.Temel tedavi, koruyucu ve atak tedavisi olmak üzere ikiye ayrılır. Buradahastanın ağrılarının sıklığı tedavi kararında etkilidir. Örneğin, hastanınağrıları ayda sadece bir iki kez görülüyorsa, bu hasta için atak tedavisiplanlanır.
Ağrının kontrolü amacıyla basit ağrı kesiciler, nonsteroid antiinflamatuarilaçlar, ergotamin etken maddeli ilaçlar veya triptan grubu ilaçlarabaşvurulabilir. Ağrı kesici ilaçlar genelde masum görünen ilaçlar olsa da,sürekli kullanıldıklarında özellikle böbrek parankimi ve diğer organlarüzerinde geri dönüşümsüz hasarları olabilir. Bu nedenle sürekli kullanımı tavsiyeedilmez. Ağrı kesiciler atağın başında alınmalıdır.
Koruyucu-önleyici tedavi ise bir ay içinde atak sayısı dört ve üzerinde isetercih edilir. Koruyucu tedavide ilaçlar her gün alınır. Kalp ilaçları,depresyon ilaçları veya epilepsi ilaçları bu amaçla kullanılır. Bu tip ilaçlar,kesinlikle doktorun reçetelendirmesi olmadan ve danışılmadan alınmamalıdır.
Bütün bu tedaviler dışında baş ağrılarında kullanılan bir takım alternatiftedavi yöntemleri vardır. Bunlara örnek olarak;
- Gerilim tipi baş ağrısında biofeedback (geri iletim – gevşeme eğitimi),
- Migrende akupunktur
- Kronik ağrılarda derin doku masajı gibi terapiler nefes egzersizleri,aromaterapi, riboflavin, magnezyum, ‘feverfew’ bitkisi içeren ürünler bazıkişilerde katkı sağlayabilen uygulamalar arasında yer alır.
Botox son yıllarda baş ağrısı tedavisinde de kullanılmaya başlansa da, sıkgelen ve kronik ağrılarda bir tedavi alternatifi olmakla birlikte çok pahalıolması nedeniyle öncelikli olarak kullanılan, pratik bir tedavi değildir.
Baş ağrısını engellemek için bir takım yaşam stili değişiklikleriyapabilirsiniz. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz.
- Baş ağrısı tetikleyicilerinizi keşfedin, genelde günün hangi saati ve hangiaktiviteleri yaptıktan sonra başınızın daha fazla ağrıdığını hissettiğiniz notedin. Bu aktiviteleri imkanınız varsa azaltın.
- Alkol tüketiminizi sınırlayın. Alkol özellikle de kırmızı şarap başağrısına neden olmaktadır.
- Nitrat içeren işlenmiş gıdalar, baş ağrısına neden olabilir. Bu gıdalaraörnek olarak çikolata, işlenmiş etler verilebilir. Nitratlar vücuttaki kandamarlarına etki ederler. Bu nedenle beyindeki damarlar ile etkileşime girerekbaş ağrısına sebep olabileceği düşünülmektedir.
- Uyku kalitesi ve süresi sağlıklı yaşam için önemli olmasının yanı sıramigren veya baş ağrısı ataklarından korunmak için de önemli bir unsurdur.
- Uzun süre bilgisayar ya da cep telefonu kullanımı sonrasında ensekaslarında bir takım yorulmalar ve ağrılar gözlenebilir. Bu gibi durumlarda sıksık pozisyon değiştirmek ağrı duymayı engelleyebilir.
- Açlık bir baş ağrısı tetikleyici olduğundan dolayı öğünleri atlamamak başağrısından korunmak için önemlidir.
- Bazı baş ağrı çeşitleri stres ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenleyaşamınızda stresle başa çıkmak hem baş ağrılarınızın kontrolü hem de yaşam kaliteniziartırmanız açısından çok önemlidir.
Başı ağrıyan hasta ne zaman mutlaka doktora başvurmalı sorusunun yanıtı şuşekilde özetlenebilir:
- Ağrı sürekli ve artan şiddette ise
- İlk kez ağrıyla tanışan kişinin yaşı 10’un altında, 50’nin üstündeyse,
- Daha önce mevcut olan ağrının şiddeti, şekli değiştiyse, tedaviye cevapvermiyorsa,
- Uykudan uyandırıyorsa
- Işığa karşı hassasiyet, bulantı ve kusma gibi belirtiler eşlik ediyorsa
- Ateş veya boyun sertliği ile birlikte baş ağrısı varsa
- Baş ağrısı şimdiye kadar hayatında karşılaştığı en şiddetli ağrıysa ve ağrıbir fiziksel aktivite sırasında (ağır bir yük kaldırmak, cinsel ilişki) ortayaçıkmış veya şiddetini arttırmışsa mutlaka doktora gitmek gerekir.
Kendinizde yukarıda bulunanetmenleri gözlemliyorsanız muhakkak bir nöroloji uzmanına danışın.