Ergenlikve Büyüme Sorunları
Ergenlik (puberte),insanlarda meydana gelen “yetişkinliğe ilk adım” evresidir. Ergenlik,çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir. Ergenlik,bireyde çocuksu tutum ve davranışlarının yerini yetişkinlik tutum vedavranışlarının aldığı, cinsiyet yetilerinin kazanıldığı, bireyin erişkinrolüne psikolojik ve bedensel olarak hazırlandığı dönemdir. Çocukluk çağıolarak adlandırılan yaşlarda, sosyal toplum bilinci (süperego) gelişmemişken,ergenlik dönemine giren gençlerde toplumsal kabullenilme, bir grubun parçasıolma (süperego ve ego) kavramları gelişir. Vücut hormonlarından cinsiyet ileilgili olan (sekonder cinsiyet hormonları) östrojen veya androjenlerin üretimibu dönemde pik yaptığından ergen adayının psikolojisi sebepsiz değişimlergösterir. Ergenlik dönemi insanlardaki 5 dönemden biridir. Ergenlik dönemindekibireyler, bu dönem boyunca yetişkinlik niteliklerine yönelik gelişimlerinihenüz tamamlama süreci içinde olduklarından hak ve sorumlulukları açısındançocuk olarak kabul edilirler.
Genel olarak 12-21 yaş arasıergenlik dönemi olarak adlandırılır.
Ergenliğe giriş yaşı;genetik (ailesel), ırk, sosyoekonomik şartlar (çocuk yaşta evlendirme, ağırbedensel yük altında çalıştırılan çocuklar) ve iklim gibi faktörlerdenetkilenir. Bazı siyahi kabileler ve eski Araplarda ergenlik iklimin etkisiyledaha erken başlarken Kuzey yarım küredeki Norveç, Finlandiya gibi az güneş alansoğuk bölgelerde ergenlik yaşı daha geçtir.
Ergenliğe giriş için kesinbir zaman yoksa da genel olarak kızlar 9-13 yaş arasında ve erkeklerden dahaerken ergenliğe girerler. Bu nedenle yaşamın bu döneminde kızlar erkeklerdenfiziksel olarak birkaç yıl önce gelişirler.
Bu dönemde kızlarda göğüs,kalça gibi bazı bölgeler genişler. Ergenin vücudu yetişkin bir kadın vücudununformunu almaya başlar. Ergenin yumurtalıklarında yumurta üretimi ve dolayısıylada âdet döngüsü başlar.
Bu dönemde erkeklerde vücutağırlığı 7–20 kg artar. Boyları 10–30 cm uzar. Ses çatallaşmaya başlayarakerkeğe has biçimde kalınlaşır ve bunun beraberinde gırtlak gelişir. Deriyağlanır ve sivilce çıkar. Pubertal atılım adı verilen boyca uzama, hacimceirileşme başlar. Kas dokusu artarak vücuda iri erkeksi görünüm verir. Penisharicindeki genital alan, göğüs ve bacaklar erkeğe has biçimde tüylenir veyüzde bıyık ve sakal çıkmaya başlar. Penis ve çevresi kıllanır. Androjen(erkeklik hormonu) salgısının zirve yapması nedeniyle penis ve testislerolgunlaşmaya başlar. Bu da peniste erektilite (ereksiyon) ve uyarılabilme(excitability) kabiliyeti artar, testisler erkek gamet (üreme hücresi) olanspermleri üretmeye başlar. Cinsel yönelime bağlı olarak herhangi cinse karşıbüyük ilgi duyar ve bu ilgisini onlara yansıtır.
Ergenlik dönemine girenbireylerin bazıları çocukluk dönemi alışkanlıklarını bırakma zorunluluğu, yenibir bedene alışma gibi sebeplerden dolayı ergenlikten korkabilir veya kaçmakisteyebilir. Özellikle kızlarda, erkeklere nispetle ergenliğe daha erkengirmeleri, bu konuda daha az bilgi ve güven sahibi olmaları ve ergenliksürecinin kadın cinselliğiyle bağdaştırılması sebebiyle ergenliğin zor birsüreç olarak görülmesi daha yaygın gözlemlenmektedir.
Ergen bireylerin bilinç vesorumluluk düzeyi ve beraberinde hayata bakış açıları büyük değişimlergösterir. Bunu istikrarsızca değişen duygu ve düşüncelerin takip etmesi buyüzdendir. Bunun yanı sıra ergenler, yaşanan olayları, duyguları ve düşüncelerianlayabilme ve hissedebilme kabiliyeti ile bunları daha açık bir şekilde ifadeetme kabiliyeti artar; doğru-yanlış ve iyi-kötü benzeri zıtlıkları vesınıflandırmaları daha iyi anlayabilme yetenekleri gelişir. Ergenler, busüreçte hayatı sorgulamak, yeni bir şeyler denemek isteyebilir.
Ergen bireyler genellikleyoğun ve karışık duygular ve düşünceler içerisindedir. İçinde bulunduklarıduygu ve düşünceler, ne ile ilgili oldukları ve ne zamana denk geldikleribakımından günlük hatta anlık değişim gösterebilmektedir. Genelde duygularındabir istikrarsızlık söz konusu iken, düşünce ve hayalleri ise büyük orandagelecek hakkındaki planlar, karşı cins, bireyin yaşadığı hayat ve yaşamışolduğu bazı anların muhasebesi veya tamamen gerçekdışı hayaller gibi konularailişkin düşünceler olmaktadır. Böyle bir durum karşısında ergeninebeveynlerinin, akrabalarının ve diğer tanıdık kişilerin bunu kabullenmesi vesıkça “Sana neler oluyor? Geçen sefer çok iyiydin, şimdi ne oldu?” tarzındasorgulayıcı ve baskılayıcı yaklaşımlarda bulunmaması; tam tersine ergenin ailefertleri ve tanıdık insanlar kitlesi tarafından desteklenmesi ve bu insanlarınergen bireyin yaşadıkları konusunda duyarlı, dikkatli ve hassas davranmasıergenin ruh sağlığını olumlu yönde etkiler.
Ergenler bazen gerçektenbüyük karışıklık ve kararsızlıklar içinde kalabilir ve buna bir son vermekisteyebilir. Bu nedenle zaman zaman odalarında yalnız kalmayı ve bir yerekapanmayı arzulamaları, ani öfke patlayışları yaşamaları, zihinsel anlamdaaşırı bitkin ve isteksiz olmaları, ergenlikte yaşadıkları değişimlerden veyabaşka sebeplerden dolayı her şey ve herkesten çekinme/kaçınma ihtiyacıduymaları normaldir. Bunun yanı sıra, ergenin kişisel çöküşünün sebebi özgüvenproblemiyle, karşı cinsle, okul ve aile hayatıyla ilgili başka sorunlar daolabilmektedir. Fakat ergenin yaşadığı bu zihinsel çöküşün ileri seviyesinioluşturan depresyon; ergeni madde kullanımına, zorbalığa maruz kalmasına veyakalınmış gibi hissetmesine, yemek bozukluklarına, kendisini, tanıdıklarını vehayatı ciddi anlamda yargılamasına, anksiyete gibi ciddi duygusal çöküşlere vedepresyonun son raddesi olan intihar girişimine sürükleyebilmektedir. Böyledurumlarda ise söz konusu aile ve tanıdık insan kitlesi, ergene fazla baskıuygulamadan, doğru bir şekilde yardım etmelidir.
Bu dönemde arkadaş çokönemli bir noktadadır. Bu nedenle arkadaş seçimi konusunda ergenin dikkatli olmasıve ailenin hassas davranması gerekir. Bu dönemde ergenin fark edilmeye vetakdir edilmeye ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacını aile içinde gideremeyen ergen,farklı arkadaş gruplarında bu ihtiyacını gidermeye çalışacaktır.
Uzm.Dr.Yunus Emre BIKMAZ
ÇocukSağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
KudretInternational Hospital