Covid-19 neredeyse bir buçuk senedir hayatımızda var olan veyaşamımızı çalışma yöntemi, eğitim, sosyal ilişkiler, fiziksel aktivite vebeslenme alışkanlıkları açısından etkileyen bir salgın hastalık oldu.
H1N1 influenza A (2009) pandemisi ile ilk kez hastalıkşiddeti ve mortalite için risk faktörü olarak tanımlanan obezite, bugünCOVID-19 pandemisi için de bağımsız bir risk faktörü olarakdeğerlendirilmektedir.
Aşırı beslenme sonucu oluşan obezite, vücutta sistemikkronik inflamasyona (iltihap) neden olmaktadır. Bu durum obez bireylerin kronikmetabolik hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı daha duyarlı hale getirmektedir.Obez bireyler enfeksiyonlara karşı daha geç ve etkin olmayan immün yanıtlarvermektedir. Ayrıca obez bireylerdetedavide kullanılan ilaç ve aşıların etkinliği azalmaktadır. Bu durum obezbireylerde daha şiddetli hastalık dönemlerine ve daha az iyileşme oranına nedenolmaktadır.
Artık çocuklukçağında da aşırı artış gösteren obezite,gelecek nesiller için sağlık riskini artıran önemli bir halk sağlığı sorunuolmuştur.
Yapılan çalışmalarda COVID-19 ve obezite ilişkisinin sadeceyetişkinlerde değil, COVID-19 tanısı almış çocuklarda da potansiyel bir nedenolarak öne çıkmaktadır. Dolayısıyla hem yetişkinlerde hem de çocuklarda yaşabağlı olmaksızın obezite Covid-19 için risk faktörü olarak karşımızaçıkmaktadır.
Covid -19 enfeksiyonuna karşı bireylerin hastalık şiddetinidüşürmek ve ölüm oranlarını düşürebilmek için bağışıklık sisteminin güçlüolması önemli bir faktördür. Bağışıklık sistemini güçlendirmek ise yeterli vedengeli beslenmenin sağlanması ile mümkündür. Bunun için besin seçimine dikkatedilmeli, besin hijyeni sağlanmalı, ideal vücut ağırlığı korunmalı ve fizikselaktivite düzeyi arttırılmalıdır.
Obezite sadece bugünhastalığı kontrol altına almada değil gelecekte benzerlerinerastlayabileceğimiz hastalıklar için de müdahale gerektiren risk faktörüdür. Sağlıklıbeslenme alışkanlığının sağlanması ve obezite gibi risk faktörlerinin ortadankaldırılması bu tür hastalıklarla mücadelede etkili olacaktır.